->
Müdür
Temel sinemanın birinde müdür olmuş. Bir seyirci gelmiş,
- Sigara içebilir miyim?
- Hayır, demiş Temel.
- Ama herkes içiyor.
- Onlar sormatiler ci.
Maç
İki Karadeniz takımı: Ordu sporla Sinop maç yapıyorlarmış. O esnada stadın yanından bir tren geçiyormuş. Sinoplular trenin düdüğünü hakemin bitti düdüğü zannetmişler. Ve sahayı terk etmişler. Kalan 85 dakikada Ordu spor da gol atamayınca maç 0-0 berabere bitmiş.
Niçinmiş?
Karadenizlilere niçin Perşembe günü fıkra anlatılmaz?
Cevap: cuma namazında gülmesinler diye .
Müebbet
Zamanın en büyük Mayfa babası Çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idamı istenmektedir. Jüri üyelerinin içinde Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden önce Temeli bir kenara çekerler ve şöyle derler:
- Temel ne yap et Babanın idam kararini müebbet’e çevir yoksa bu senin sonun olur derler!!!Â
Temel’in içine korku düşmüştür: Acep ne yapsam da bu adamı kurtarsam” diye düşünür. Dava baÅŸlar günlerce devam eder ve nihayet Jüri üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jüri geri gelir ve kararini okur:
- Müebbet hapis derler. Bunu duyan Babanın adamları ne yapacaklarını ÅŸaşırırlar doÄŸru Temel’e gidip:
-Afferim sana Temel simdi gözümüze girdin derler. Ehh be Temel iyi güzel de bu isi nasıl basardın diye sorarlar. Temel:
- Sormayın bre uşaklar der millet Beraat Beraat diye tutturdu Muebbete çevirene kadar aklan karayı seçtim der.
Dil sorunu
Abdürezzak:
- Temel hadi Picasso’nun sergisine gidelim.
Temel:
- Yok hocam ben gelmiyorum.
Abdürezzak:
- Neden yaw. Picasso dünyanın en iyi ressamıdır.
Temel:
- Hocam gelirdim ama ben italyanca bilmiyorum.
Tecrübe
Dört kiÅŸilik avci gurubu, tecrübeli avcı Temel’in önderliÄŸinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar.
Temel: – Yatın yere, tavsan deliÄŸi !
Bütün avcılar yere yatarlar. Gercekten bir muddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir sure sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına.
Temel: Yatın yere, tilki deliği!
Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar.
Temel: -Yatın yere, ayi ini !
Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. iyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliÄŸin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel’e bakar.
Temel: – UÅŸaklar ne cikacaÄŸini bilmiyorum. Ama Yatın yere, ne çikarsa bahtimiza !
. . .
. . .
Ertesi gün gazetelerde manşet:
Dört avcı tren altında can verdi…
İlk günden mi!
Dursun Amerikaya gidiyor. 5 , 6 ay sonra arkadasi Temel’i ariyor:
- Ula Temel hacan cabuk buraya gel. Temel:
- Niye la Dursun? Dursun:
- Ha burada cabuk zengin olayisun. Temel:
- Ne is yapacagum? Dursun:
- Ula sirf yere dusen paralari topla yeter.Baska is yapma. NeyseTemel Amerika’ya gidiyor.Ucaktan iniyor.Taksi garajina giderkenbakiyor yerde 100$.Temel kendi kendine:
- Ula ilk gunden mi ise baslayacaguz. diyor ve yerdeki parayi almadan yoluna devam ediyor.
Kasketli mu, kasketsiz mu?
Temel basindaki kasketi gosterip,
- Bu kasket penu on yas genclestirdu, demis.
- Kac yasindasun, diye sormus Cemal.
Temel,
- Kasketli mu, kasketsiz mu, diye yanitlamis.
Duymasin diye
Cemal ile Temel askerde beraber nobet tutarlarken, komutanlari bir bakmis
Cemalin elinde bir mektup, okuyor.
- N’apiyorsunuz, demis.
Temel:
- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo paga.
- Peki Cemal’in kulaklarindaki pamuk ne?
temel:
- Mektubu tuymasin diye….
Sonra akillanir
Temel onsekizlik oglunu evlendiriyor. Cok erken degil mi diye soranlara,
- Simdi evlensin, sonra akli pasina celir, o zaman da evlentiremem, diyor.
Bağlantılı Yazılar:







çok kömik dersem doğrucu olurmu bilemmem ama olmaz