Nis 07
->
Zürafalar
- Zürafalar haftada ortalama 230 kg bitki yerler. Günde 1/ 2 saat uyurlar (5 dakikalık kestirmelerle)
- Zürafa 3-4 günde bir su içer.
- Başını ani kaldırdığında başı dönmez.
- Zürafa saatte 55 km hız yaparlar.
Balıklar:
- Kızıldeniz’de bulunan dil balığı kendisine saldıran köpek balığına saldırı esnasında süt gibi sıvı salgılar. (“pordaksin ” ) Öyle ki kendilerine saldıran köpekbalıkları artık çenelerini kapatamazlar. Zira çeneleri felç olmuÅŸtur. Ayrıca bu sıvı deniz kirpileri ve kaya balığını derhal öldürür.
- Fener balığı uzunca bir üçgene benzer uç kuyruk geniş bölüm ağızdır. Balığın başında anten ve ışık demeti var. Avlanmak istediğinde anteni yakıyor. Işığa balıklar gelince,ağzına doğru çekince balıklar da içeriye giriyor.
- Cerrah balığı kendisini düşmanlarından korumak için sustalı çakısı var. Tam kuyruk dibinin iki yanında sert kıkırdak yuvada saklı iki bıçak tehlike zamanı açılarak düşmanı hacamat eder. Dalgıçlar için bile tehlikelidir.
- Balinalarda kardeşlik ibret vericidir. Yaşlanıp kuvvetten kesilen balina hava temini için bir müddet su düzeyine çıkamayacağını anlayınca karaya vurur. Vurmadan önce kuyruğu ile denize vurarak arkadaşlarından yardım ister. Sinyali alan sürü hep birden ona yardıma koşar. Yakın bir zamanda 280 balina karaya vurmuş 180 tanesi balıkçılar tarafından kurtarılmıştır. En kötüsü sürü liderinin karaya vurmasıdır O zaman hiçbiri kurtarılamamaktadır.
- Sedefli deniz salyangozunun her bir çizgisi ay gününe karşılık gelir. Spiral şeklinde salyangozun gittikçe büyüyen bölmeleri o kadar çok bölme oluşturur ki nihayet huni şeklini alır. Sayı 31 bölmedir. Her bir iç bölme bir aylık büyümenin dilimine karşılık gelir. Ne kadar bölme varsa o kadar ay yaşı vardır. Ne kadar çizgi varsa o kadar gün geçmiştir. Her bir çizgi geceleyin bir satha çıkış ve gündüz 400 metreye dalışı gösterir. Yani canlı takvim..
- Pelikan balığı 500-2000 metre derinlik arasında yaşar. Ağzı ve çeneleri çok büyük,vücudu çok incedir. Yakaladığı avları kesesinde toplayarak depo eder. Derin ve karanlık sularda avlanmak zordur da ondan.
- Som balıkları bulundukları ırmaktan 800 km açıldıkları halde koku alma vasıtasıyla yine eski yerlerine gelip yumurtlayabilmektedirler.
- Renkli mercan kayalıklarında yaşayan balıkların çok müthiş renk değiştirme kabiliyetleri vardır. Kahverengi kayanın altında kahverengi,sarının altında sarı, kırmızı da kırmızı rengi alır.
Böcekler:
- Ateş böceğinde de pardoksin var. Dört ateş böceğinin zehiri bir litre suya karıştırılıp,köpek balığına verildiğinde önce onu sarhoş ederek hırpalamakta ve sonunda felç edebilmektedir. (Hani kuvvetliler yaşayıp zayıflar ölüyordu.)
- Siz içi buz dolu 2 tane kamyoneti çekebilir misiniz? Kınkanatlılar familyasından bir böcek kendisinden 143 defa daha ağır oyuncağı çekmiştir.
Sinekler:
- Bir sivrisinek bir öğünde kendi ağırlığı kadar kan emebilir.
- Taon denilen sinek türü saniyede 345m yani saatte 1242 km hız yapıyor.Yani fişek hızı.
Arılar:
- Bal arıları çiçeklere uçarken yönlerini cisimlerden yansıyan ışığın açılarını kullanarak bulurlar. Çiçeklerin desenlerini ve şekillerini düşük netliğe sahip hayali fotoğrafik görüntü ile hafızasında tutuyor.
- Arılar eğer kovan içi sıcaksa yumurtalarını soğutmak için kanat çırparlar.Şayet kovanın içi soğuksa yumurtaların etrafına toplanarak onları ısıtır.
- Arı 60000 çiçek ziyaret ettikten sonra bir çay kaşığı kadar bal yapabilecek nektarı toplayabilir.
- Yaban arısı bir çekirge yakalar, toprakta açtığı bir deliğe götürür ve orada çekirgeyi ölmeyecek şekilde sokarak bayıltır. Bundan sonra yumurtalarını konserve haline getirdiği çekirgenin yanına bırakır. Bundan maksat yumurtadan çıkan yavruların,doğduklarında ihtiyacı olan canlı yemin yavru arılara sağlanmasıdır. Delikten uçup giden ve kısa bir süre sonra ölen yaban arısı yavrularını hiç görmez.
- Arı iğnesini sokar zehirini aktarır. Ayrıca iğnenin bir daha çıkmamasını sağlayan çengeller var. Kendi ölür ama 24 saat iğne zehir pompalamaya devam eder. İğneyi hemen çıkartmak gerekir.
Çekirgeler:
- Çekirge bir sıçramada vücut boyunun 20 katı mesafe atlar. Bu durum insanın 3 adım atmada 100 metreyi aşması gibidir.
- Bir jet aÅŸağıya inerken aÅŸağıya taşıyıcı sisteme yaptığı baskı 16.500 kg’lık bir ağırlığın hareket eden bir kamyonun üzerine düşmesine benzer bir darbe yapar. Mühendisler kullanılmadığı zaman rahatça bükülebilmesinin yanında ÅŸok emicilik sıçrama ve çevikliÄŸi saÄŸlama gibi hususiyetleri olan esnek hidrolik diz kapaklarına sahip olan iniÅŸ takımları planlamaktadır. Halbuki çekirgede bu en mükemmel ÅŸekilde var.
Örümcekler:
- Örümceklerin her türünün kendine has olan bir ağ şekli vardır. Her örümcek hiç öğretilmeden hangi şekilde ağ yapacağını bilir. Ağın ipeksi telcikleri iplik halinde salgılandığı anda havanın etkisiyle katılaşan albüminsi bir proteindir. Bizim gözle görebildiğimiz her iplik aslında birçok iplikçiğin birleşmesinden meydana gelmiştir. Çapı 0,03 mikrondan fazla değildir. Ağı kurar ipin ucunu tutarak pusuda bekler.
- Bazı örümceklerin zehirleri hafifletilerek epilepsi,felç ve erken bunama gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.(Bloke edici özelliği var.)
Akrepler :
- Akrep çelik zırhla kaplı korunmuş gerçek bir tanktan farksızdır.
- İki gün su altında hiç hava almadan kalabilir.
- 3 yıl boyunca hiçbir şey yemeden hayatta kalabilir.
- Derin dondurucuda 24 saat kaldıktan sonra bile canlılığını sürdürür.
- Radyasyona dirençlidir. Zehir oranı arttıkça radyasyona direnci de artar.
- Akrebin zehirinden antinükleer aşı üretilmektedir.
- Kanı beyazdır. Bu serum atom bombardımanının yol açtığı yaraların kapanıp, hücrelerin yeniden üremelerine imkan sağlıyor.
Yılanlar:
- Çukurlu çıngıraklı yılanlarda kızıl ötesi dedektör var. Kanser teşhisinden, füzelere, oradan enerji santrallerinin kurulacağa yere, oradan haydutların yakalanmasına kadar bir çok alana bu durum örnek olmuştur.
- Eğer yılanların derisi de diğer canlılar gibi olsaydı sürünürken parçalanabilirdi. Kemik gibi sert olsaydı,eğilip bükülemez,dar yerlerden geçemezdi. Temiz bir cam üzerine konulan yılan hiçbir yere gitmeden,sadece olduğu yerde kıvrılabilir. Elsiz ayaksız yılana savunma için Allah dil vermiştir. Bütün omurgalılarda kafatası kemikleri birbirine kaynaşmış olduğu halde yılanda çene kemiği esnek doku eklemlidir. Bu sebeple yılanın ağzı o kadar fazla açılabilir ki kendinden büyük hayvanları da yutabilir. Büyük avı yutarken nefessiz kalacağı için yedek nefes deliği vardır.
Karıncalar:
- Karınca alt çenesi ile avını yakalar, gedik açar, testere gibi kullanır. Alt çenenin yapısından yararlanarak pens yapılmıştır.
- Karıncanın bacağında tarak vardır. Sık kıllardan meydana gelen tarakla antenlerini temizler. Kursaklarında besin taşır. Aç bir arkadaşı ile karşılaştığında kursağını arkadaşına dayar ve besler. Bu olaya trofalazi denir. Dadı karıncalar kraliçe tarafından kendilerine teslim edilen larvaları havalandırır, bakar Gençler çalışır,yaşlılar hoşgörü ile karşılanır. Karıncalarda soğuk havada kullanmak üzere % 10 gliserol vardır.
- Brezilyanın geniş çayırlarında yaşayan şemsiye karıncalar yuvalarını kurmak için 250 m3 toprak yığarlar.  Her karınca ömrü boyunca 1 kg toprak taşıyor. Yani kendi ağırlığının 5000 katı. Aynı biçimde bir çalışma ile insan topluluğunun gökdelen yapılması söylenseydi, her birimize 350 ton tuğla taşımak gerekirdi.
- Karıncalar cemaatçidir. 3-4 m yükseklikte 100 m2 yer kaplayan binalar yapan termitlerde. Termitlerin binaları içinde yollar, hava yolları, besin depoları, melike ve kurtçuklar için özel odalar vardır. Termit (karınca) tepesi çelik bir levha ile ikiye bölündü. Buna rağmen yaşamlarını sürdürdüler. Her iki melike karınca hapsedildi yine iş devam etti ama kraliçe öldürülünce yapı durdu.
- Avustralyalı Bayan Sidney karıncaların cenaze törenini anlatıyor. Karıncalar ikişer ikişer sıralanarak cesetlerin bulunduğu yere intizamla geldiler. İki karınca ilerledi ve arkadaşlarından birinin cesedini aldı,sonra diğer ikisi ilerledi sonuna kadar hepsi aynı şeyi yapınca,artık karıncalar yürümeye hazırdı. Herkes intizamla ilerlerken tembel olan bazıları cenazeden kaçındı. Bunlara hepsi çullandı,tek mezara attılar,cenaze töreni yapılmadı.
Uçurtma kelebeği :
- Uçurtma kelebeği 140 gramlık kazıklara bağlanıyor. İpi koparıyor. Ancak 150 gramı koparamıyor. Bir atlet bu böceğin kabiliyetine sahip olabilseydi bir çukura devrilmiş 8-9 tonluk bir kamyonu doğrultabilirdi.
- Uçurtma kelebeği baş kısmındaki geyiklerdekine benzer boynuz gibi antenleriyle herhangi bir şeyi kaldırabilir. Bu gösteriyi insan yapabilseydi bir cambazhanenin sütun başlarına dişleriyle asılmış bir trapez cambazı beline sarılmış 130 arkadaşını tutabilirdi.
KuÅŸlar:
- Yusufçuklar hiçbir yere konmadan 100 km’lik bir yolu katedebilir İzdivaç mevsiminde 15-35 km süratle bataklık üzerinde uçar. Kanadının yarısı kesilse de yine devam eder.
- Yusufçuk kanadını saniyede 28 defa,eşek arısı 100 defa kanat çırpar. Kara sinek saniyede 1000 defa kanat çırpar. Hiçbir adale bu kadar süratle işleyemez.
- Deve kuşu saatte 120 km hız yapıyor.
- Kırlangıç saatte 171 km hızla uçar.
- Küçük kuşlar timsahın ağzına girer ve dişlerini temizlerler.
- Avustralya’da yaÅŸayan gökkuÅŸağı papaÄŸanları, yaralarına ulaÅŸamadığı zaman eÅŸlerinin yardımı ile tükürüğünü yaralarına sürerek iyileÅŸmesini saÄŸlarlar.
- Ağaçkakanların gagasında şok absorve edici süspansiyon sistemi vardır. Bir ağaçkakan yuvasının deliğini kazmak için bıkıp usanmadan 5-6 saat gagasıyla oymacılık yapar. Saniyede 8-10 darbe indirir. Beton kırma makinesi gürültü ile çalışırken onu tutan işçi ellerini koyduğu yere başını koysa,birkaç saniye dursa mucize olur. Gaga ile kafatası arasında süngerimsi doku var. Beton yuva yaptılar onu da deldi. Plastik ağaçlar yaptılar. Ağaçkakan oydu ama yuva yapmadı. Yumurta da bırakmadı. Çünkü plastik ağaç gibi ses çıkaramayınca,dişisini çağıramıyordu. Bugün boksörler hemen emekli olurken ağaçkakan hala devam ediyor.
- Kuş sesleri; Bütün kuşların seslerini, hatta ormana giren balta, dozer, grayder seslerini taklit eden kuşlar var. Ardıç kuşu nağmesinde 4 ayrı notayı birden çıkarır. Tarla kuşu saniyede 80 ayrı notanın söylendiği bir hızda 103 değişik melodi çıkarır. Hususi olarak yaratılmış insanlar konuşmaya müsait olan dil,gırtlak,ses telleri,burun ve ağız boşlukları gibi yardımcı uzuvlarla donatıldıkları halde bunların çoğuna sahip olamayan bir bülbülün en mükemmel nameleri çıkarması,papağanın insan sesini taklit etmesi nasıl izah edilir?
 Filler:
- Fil hortumunu duş gibi kullanır. Çamur banyosu yapar.
- Güçlü kaslarla donatılmış bir filin sadece hortumu vücudumuzdaki kas sayısının 70 mislidir.(400.000 kas) Fil bu hortumu ile bir ağacı dozer gibi köklemekten,bir toplu iğneyi toplamaya kadar her işi yapabilir.
 örümcekler:
- Hawai adalarında bir örümceğin karnında tebessüm eden yüz şekli var kuşlardan kendini koruyor.
- Plecippus Paykulli kendisine av olarak seçtiÄŸi kara sineÄŸe ağını bir yere baÄŸlıyor ve iple kapıp geri geliyor. 1/25.000.000 saniye… Hidrolik mekanizmayla iÅŸleyen örümcek ayak kaslarının bu kadar kısa zaman içinde kasılıp geniÅŸlemesi dikkat çekicidir.
Genel:
- 13 Kasım 1972′de Almanya’nın kuzeyinde kasırga koptu. Tesir alanı 110 bin hektar. Saatte 180 km hız.50 milyon aÄŸaç yerle bir oldu. Ama 37 hayvan ölüsü vardı. Bir gün önce geyikler, daÄŸ keçileri, yaban domuzu kaçışıyormuÅŸ.
- Yaban kazları ve ördekler göç ediyorsa, keçiler kuyruklarını bacak arasına kıstırıyorsa, havada bulut yoksa da yağmur beklenir. Kazların sesi yakından gelirse hava iyi olacak demektir. Örümcek şevkle ağ örüyorsa hava güzel olacak demektir.
- Tahta kurusunun kafasını kesiyorlar bir sene daha yaşıyorlar.
- Böcek yiyen kirpinin sert böceklerin kabuklarını kırabilmesi için sivri kesici dişler ve dikenli elbise verilmiş. Arslan dahi tostoparlak olmuş bir kirpiye bir şey yapamaz.
- Et yiyen hayvanların bağırsaklarının kısa oluşu ile ot yiyen hayvanların bağırsaklarının uzun oluşu etin kolay otun zor sindirilmesindendir. Sığır otun zor sindirildiğini nereden biliyor?
- Atlar salıverilip vahşileşince, beşer altışar bir araya toplanıp gruplar meydana getirir. Gruplar ne kadar karıştırılmaya çalışılırsa çalışılsın reis taifesini seçip ayırıyor. Hatta bir doğum vukua gelirse. yavru tepeler aşacak hale gelene kadar, reisleri kesinlikle kafileyi yerinden kımıldatmıyor. Bir iki hafta tay kuvvetlenince harekete izin veriliyor.
- Bütün hayatı birkaç haftadan ibaret mikroskobik canlı rotatorlar dam üzerindeki kuru cüruflarda suyu çekilmiÅŸ,tekerlek organı vücut içine alınmış olarak 59 sene kalır. Mumya gibi çok yüksek ve düşük ısı derecelerinde ölmeden muhafaza edilir. Â
- Görememelerine rağmen harika bir şekilde yuva yapan termitler, yuvalarının ısısını,nemini,ışığını mükemmel bir şekilde ayarlarlar. Termitler nemli karanlıklı yuvalarından alınınca hemen ölürler. Termitler zeminin 4 metre aşağısında bir su cetveli kazarak yukarıdaki yuvaya suyun buharlaşmasını temin ederler. Ayrıca yuvanın duvarını öyle ayarlarlar ki, yuvaya giren, çıkan havadan oksijen ve sıcaklığın 30 derece olmasını sağlarlar.
- Fareler uyanık kaldıkları sürenin yarısında kürklerini dişleri ve ayakları ile sistematik şekilde temizlerler.
- Porsuk pis sayılmasına raÄŸmen kürkünü temiz tutar, ayrıca yuvasındaki pislikleri uzaÄŸa atar.Â
- Günümüz modern uçaklarından F.15 kartala kıyasla F 16 Çekirgeye kıyasla F 4 Fantom uçakları da bir kuşa kıyasla çok hantal ve ağır kalır.Bir sinek manevra açısından bunlardan daha kabiliyetlidir. Halbuki biz akrobosi yapan bir uçak gördüğümüzde ona hayran kalırız. Aynı zamanda dik ve baş aşağı uçuşta pilotlar sıhhi açıdan zorlanmaktadır.. Dikine iniş kalkış yapan Harrier uçakları bu konuda arılara yetişemezler. Ses üstü hıza sahip Konkort uçakları kuşlardaki aerodinamik yapıdan çok uzaktır. Kuşlar akılsız ve şuursuz oldukları halde günümüzde havacıların kol uçuşu olan V nizamını nasıl uyum içinde uçuyorlar.
- Kediler ve köpekler kusmak için çim yerler. Kurtlar ise kusmak için ısırgan otu yerler. Arslan yaralandığında aÄŸzına su ve toprak alır, çiÄŸner sonra tükürür. Bir miktar yoÄŸurduktan sonra yaraya sürer. Zira çamur zehiri emer. Peki diÄŸerleri ?Â
- Yaralı geyik ve karaca yosuna oturur. (Antibiyotik olduğu için)
- Kurtlar yılan sokmalarında “yılan otu” denilen otu yerler.
- Kedi 100 m yükseklikten sırtüstü atıldığında hemen kuyruÄŸunun yardımıyla ayaklarının üzerine düşecek ÅŸekilde döner. 4 ayağını paraşüt gibi açar ve zararsız düşer. 100 metreden düşüş ile 32.kattan düşüş arasında fark yoktur. Fakat 7.kattan atılan kedi frenleme sistemine geçemeden düştüğü için zarara uÄŸrar. (usta paraşütçü..)Â
- Penguenin kuluçkası ilginçtir. Yumurtasını suya bırakmaz. Donacağı için buza koyamaz. Onun için buzullarda taÅŸ toplayıp üzerine yumurtlar.Â
- Bacakları 2,5 mm olan bir pire bir sıçrayışta bir masanın bir tarafından diğer tarafına sıçrayabilir. Bir olimpiyat şampiyonu aynı şekilde bir gösteri yapabilseydi bir sıçrayışta 215 m uzun atlayacak ya da 130 m yüksek sıçrayabilecekti.
- Fare piresi 3 gün boyunca durmaksızın saatte 600 defa sıçrayabilir Chironomus Plumosa bir dakikada 133.000 kez kanatlarını çırpmaktadır. Hint SaÄŸanağının uçuÅŸ hızı saatte 160 km’dir…







güzel araştırıp yapmış
rabbimin teknolojisi snırsız sonsuz tasaffur edilemez